Şeriyye Sicilleri Arşivi

Şeriyye Sicilleri Arşivi - Arşivin Yeri ve Tarihçesi

1.2. Şer’iyye Sicilleri Arşivi’nin İnşası ve Sicillerin Arşive Nakli:

İstanbul’un çeşitli cami ve medreselerinde yüzyıllarca dağınık halde kalan sicillerin muhafazası için 1892 (1309) yılında Bâb-ı Fetva dâhilinde, 5.000 sicil alabilecek genişlikte, kârgîr yapıda bir arşivin kurulmasına karar verilmiştir2.  Bunun üzerine Bâb-ı Fetva’nın deniz cihetinde bir yer tespit edilerek keşif defteri ve plânları hazırlanmış, ancak zemin sağlam bulunmadığından Bâb-ı Meşîhat’ın giriş kapısının bitişiğindeki mahzenlerin bulunduğu kısım uygun görülerek daha geniş bir yer olan bu mekânda arşivin yapımına başlanmıştır.3

31 Temmuz 1892 (6 Muharrem 1310) tarihinde Şeyhülislâm Mehmed Cemaleddin Efendi, Bâb-ı Fetva’da şer’î mahkeme sicillerinin muhafazası için inşa edilen binanın cephesine konulmak üzere kendisinin yazdığı şiirin tuğra ve arma ile tezyin edilerek mermere hakkettirilmesini talep etmiş ve bu arz 2 Ağustos 1892 (8 Muharrem 1310) tarihinde padişah tarafından onaylanmıştır. Padişah ayrıca Şeyhülislâm Cemaleddin Efendi’yi taltif maksadıyla bu durumu izah eden bir ibarenin de kitabeye eklenmesini istemiştir.4

Şeyhülislâm’ın 5 Aralık 1892 (15 Cemâziye’l-evvel 1310) tarihli bir arz tezkiresinden Şer’iyye Sicilleri Arşivi için hususi olarak hazırlanan kütüphane ve yazıhane takımlarının, tamamlanmasının ardından arşive konulacağı anlaşılmaktadır. Arşiv dolapları da getirilip binaya yerleştirildikten sonra medrese, cami ve kütüphanelerde dağınık halde bulunan İstanbul’daki mahkemelere ait şer’iyye sicilleri peyderpey Şeyhülislâmlığa getirilerek önceden belirlendiği gibi ilgili mahkeme adının bulunduğu dolaplara yerleştirilmiştir.

Sadarete sunulan arz tezkireleri gibi birçok resmi kayıtlarda arşivin kuruluş gayesi “Dersaadet ve Bilâd-ı Selâse (Galata-Üsküdar-Eyüp) Mehâkim-i Şer’iyye Sicillâtı’nın hüsn-i muhafazası” şeklinde tanımlanmış, arşivin idaresi de Bâb-ı Fetvâ’da kurulan Sicillât-ı Şer’iyye Dairesi’ne verilmiştir. Dairenin görevi, İstanbul mahkemelerinden toplanan şer’iyye sicillerini korumak, muameleleri bitmiş sicillerin buraya düzenli bir şekilde getirilmesini sağlamak, mahkemeler tarafından arşive yapılan müracaatlarda istenilen belgenin suretini çıkarmak gibi işlemlerin yürütülmesidir.

Mevrudat İcmal Defteri’ndeki kayıtlara göre arşive intikal eden ilk siciller Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi’ne ait olanlardır. 14 Rebîu’l-evvel 1311 (25 Eylül 1893) tarihinde arşive bu mahkemeye ait 500 sicil getirilmiştir. Bunun Ardından defterlerin taşınmasına fasılalarla devam edilmiş ve 25 Cemâziye’l-âhir 1311’de gelen 481 adet kayıtla nakil işlemi tamamlanmıştır. Görev süresi sona ermiş kadılardan teslim alınanlar ise arşive bu tarihten sonra ulaşmıştır.5

Bilâd-ı Metrûke Mahkemesi’ne ait olanlar 1 Şaban 1311, Rumeli Sadâreti’ne ait olanlar 8 Şaban 1311’de, Anadolu Sadâret Sicilleri 27 Şaban 1311’de; İstanbul, Mülga Beledî Kassamlığı, Balat, Evkâf-ı Hümâyûn Müfettişliği ve İstanbul Bâb Mahkemeleri’nin sicilleri ise 28 Şaban 1311 arşive nakledilmiştir. Diğer mahkemeler ise sicillerini, sıklıkla ihtar edildikleri halde ancak 1312 tarihinde arşive devretmişlerdir. Buna rağmen İstanbul ve Bilâd-ı Selâse kadılıkları ve bunlara bağlı diğer kadılıklara ait sicillerin bir kısmının intikalinin gerçekleşmediği ve hâlen pek çok kütüphane, medrese ve camide sicillerin bulunduğu bilinmektedir. Nitekim Şeyhülislâmlık arşivinin tasnif çalışmaları sırasında, Üsküdar Valide Sultan Camii’nin dolaplarında bulunduğu tespit edilen Üsküdar Kadılığı’na ait bazı siciller de arşive getirtilmiştir.6 8 Nisan 1924 tarihli kanun ile şer’iyye mahkemelerinin lağvedilmesinden sonra İstanbul, Bilâd-ı Selâse kadılıkları ve mülhakatına ait henüz Şer’iyye Sicilleri Arşivi’ne intikal etmemiş diğer siciller de buraya taşınmıştır.

Şeyhülislâmlığın bünyesinde faaliyet gösteren Sicillât-ı Şer’iyye Dairesi, Bâb-ı Fatvâ’nın ilga edilmesinden sonra İstanbul Müftülüğü’ne bağlı bir birim olarak çalışmalarına devam etmiştir. Bu dönemde Sicillât-ı Şer’iyye Dairesi tarafından mahkemelerden intikal eden siciller için “Şer’iyye Sicilleri Kayıt Defterleri” başlığı altında 22 ciltlik bir katalog hazırlanmıştır.7 Şer’iyye sicilleri 1950 yılına kadar paketler hâlinde muhafaza edilmiş, bu tarihten sonra kurulan bir komisyon vasıtasıyla siciller, ait oldukları mahkemeler ve yüzyıllara göre ayrılarak kronolojik esasa göre numaralandırılmıştır.

------------------------------------------------------------------------

2Arşivin inşa faaliyetleri hakkında bir hayli belge mevcuttur. Bkz. Meşihat Arşivi Şeyhülislâmlık Defterleri, Arz ve İradelere Mahsus Kayıt Defteri, No: 3, Sayfa 9, 43, 44, 46.

3Şer’iyye Sicilleri Arşivi’nin kuruluşuna ait bilgi ve belgeler için bkz: Bilgin Aydın, Osmanlı Dönemi İstanbul Mahkemelerinde Sicillerin Korunması ve Şer’iyye Sicilleri Arşivi’nin Kuruluşu, Arşiv Araştırmaları Dergisi, S. 1, (1999), s. 55–58.

4Padişahın, Şeyhülislâm Mehmed Cemaleddin Efendi’yi taltifi hakkındaki belgede şu ifadeler yer almaktadır: “Hicret-i seniyye-i nebeviyyenin 1309 senesinde bâ-irade-i seniyye-i hazret-i hilâfet-penahi Şeyhülislâm Mehmed Cemaleddin Efendi’nin taht-ı nezaretinde olarak inşa edilmiş olan iş bu binanın nezd-i hümâyun-ı mülukânede karîn-i pesend olduğu efendi-i müşârun ileyhe iltifât-ı mahsus olmak üzere ber-mantûk-ı emr u fermân-ı cenâb-ı hilâfet-penâhi iş bu mahalle hakk ve tahrir edilmiştir.” (BOA, Y. EE, nr. 78/52, lef 1; Y. MTV., nr. 71/100)

5Aydın, a.g.m. s. 60.

6Üsküdar Sicilleri için bkz. İsmail Kurt, Bilgin Aydın, Üsküdar ve Çevresi Tarihinin Yeni Kaynakları: Valide Camii’nde Bulunan Siciller, Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı 101, (1996), s. 205–216.

71988 yılında Ahmet Akgündüz tarafından 22 ciltlik Osmanlıca katalog yayınlandı. Bkz. Şer‘iyye Sicilleri Toplu Katalogu, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı,  İstanbul 1988.

 

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting